Şeker hastalığını egzersizle yenin

Egzersiz, diyabet tedavisinde önemli rol oynuyor. Yapılan araÅŸtırmalar, diyet ve egzersizin, Tip 2 diyabetin önlenmesinde de etkili olduÄŸunu ortaya koyuyor. Doç. Dr. Tolga AydoÄŸ, diyabet hastalığında egzersizin önemini anlattı…

Özellikle prediyabet, obezite, ailesinde diyabet geçmişi olma, gebelik sırasında diyabet geçirmek gibi risk faktörlerine sahip kişiler için egzersiz ve diyet daha da önem taşıyor. Hareket etmek kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olmasının yanı sıra kilonun, kan basıncının ve kan yağlarının azaltılmasına da katkıda bulunuyor. Böylece, kalp krizi ve inme riski de azalıyor. Anadolu Sağlık Merkezi�nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Tolga Aydoğ, diyabet hastalığında egzersizin önemini anlattı:

“BaÅŸlamadan önce doktora danışın”

Diyabet hastalığına karşı mücadele etmenin en etkili yollarından biri düzenli egzersiz yapmak. Aşırı kilolu oldukları halde, yeteri kadar egzersiz yapmayan kişiler tip 2 diyabet riski ile karşı karşıya kalıyor. Bu konuda Amerika Birleşik Devletleri�nde yapılan bir araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırmada 69 bin kadın araştırmacılar tarafından yakından takip edildi. Çalışma başlarken kadınların hiçbiri diyabet, kardiyovasküler rahatsızlıklar ya da kanser, herhangi bir hastalık taşımıyordu. 16 yıl sonra kadınların 4.030�unda diyabet görüldü. Yaş, sigara kullanımı ve diyabetin diğer risk faktörleri dengelendikten sonra, bel kalınlığının ve vücut kitle indeksinin artmasının hastalıktaki temel faktörlerden biri olduğu belirlendi. Vücut kitle indeksine göre obez kabul edilen kadınların diyabet riskleri, nomal ya da normalden zayıf kadınlara göre 28 kat daha fazla. Diyabet hastaları aerobik, kuvvetlendirme ve germe olmak üzere üç tip egzersizden birini seçebilirler. Bunların iyi düzenlenmesi, egzersizden maksimum yararı elde etmeyi sağlıyor. Bunların yanı sıra diyabet hastalarının sağlıklarını korumaları için gün içinde olabildiğince aktif olmaya özen göstermeleri önem taşıyor.

“Åžiddetli düzeyde ağırlık egzersizi yapmaktan kaçının”

Åžeker hastalığında en iyi egzersiz aerobik diye nitelenen düşük ÅŸiddetli egzersizlerdir. Bu egzersizleri yaparken soluk alıp vermeniz hızlanır ve derinleÅŸir, kalbiniz daha güçlü ve hızlı atmaya baÅŸlar. Bu tip egzersizlerin başında yürüme, dans etme, bisiklete binme ve yüzme gelir. Bunları haftada en az 5 gün ve 20-45 dakika arası yapmayı hedeflemelisiniz ve daha önce bu tip egzersizleri yapmıyorsanız, mutlaka düşük ÅŸiddetten baÅŸlamalısınız. Bu süreleri bir seferde yapmak yerine aralıklı olarak yaparak da saÄŸlayabilirsiniz. İki egzersiz arasındaki sürenin en fazla 2 gün olmasına özen gösterin. Kuvvet antrenmanları için ağırlık egzersizleri spor salonunda veya evde ağırlıklarla ve elastik bantlarla yapılabileceÄŸi gibi, market alışveriÅŸlerini eve taşımak da egzersiz yerine geçebiliyor.  Ağırlık egzersizlerini bacak, kol ve gövde olmak üzere tüm büyük kas gruplarını içerecek ÅŸekilde, haftada 3 gün, günde 3 set ve 8-10 tekrar olarak yapmak gerekiyor. Ancak ileri düzeyde ÅŸeker hastalığına baÄŸlı göz tutulumu varsa, ÅŸiddetli düzeyde ağırlık egzersizi yapmaktan kaçınmak önem taşıyor. Esneme egzersizleri, kas tendon boyunun uzamasını saÄŸlıyor. Asıl egzersizleri yapmaya baÅŸlamadan önce ısınma ve sonrasında soÄŸuma egzersizlerine bunları eklemek bir yandan yaralanmaları azaltırken, öte yandan esnekliÄŸinizin korunmasına ve artmasına olanak tanıyor. SaÄŸlık için asıl egzersize baÅŸlamadan önce 5- 10 dakika daha düşük tempolu bir egzersiz ve sonrasında da yine 5-10 dakika germe egzersizi yapmak gerekiyor. Germe egzersizlerini yaparken kası en uzun boyuna getirip burada 45 saniye bekleyip, bu hareketi 2-3 defa tekrarlanması gerekiyor. Bu hazırlıktan sonra yapılması düşünülen asıl egzersize geçilmeli ve bunu bitirdikten sonrada yine baÅŸlangıçtaki egzersizler yapılarak bitirmeli.”

Egzersiz yaparken bunlara dikkat!

Başlamadan önce mutlaka doktor ile konuşulmalı.
Uygun bir ayakkabı giyilmeli.
Egzersiz sırasında ayakta kızarıklık ve sıvı toplanması olur ise mutlaka doktora başvurulmalı.
Egzersize yeni başlanıyor ise mutlaka düşük şiddetten başlanmalı ve ekstra ağırlık kullanılmamalı.
Kalp ile ilgili sorun var ise tek başına spor yapmaktan kaçınılmalı.
Eğer ayaklarda duyu kaybı var ise, düşük tempo koşu yapmaktan kaçınılmalı ve bu sporun yerine yürüme, bisiklete binme, yüzme tercih edilmeli.
Egzersiz kan şekerini düşürebileceği için eğer insülin ve kan şekeri düşüren ilaçlar alınıyorsa, egzersiz yaparken ve sonrasında da hipoglisemiye (soğuk terleme, baş ağrısı, kalp çarpıntısı, bilinç bulanıklığı, yorgunluk) karşı dikkatli olunmalı. Spor yaparken hasta yanında mutlaka peynirli krakerler, meyve suyu veya şeker bulundurmalı.
Eğer şeker çok yüksek olup insülin kullanılıyorsa, tip 1 diyabet var ise ve şeker ani iniş, çıkışlar gösteriyorsa, mutlaka egzersiz öncesi, egzersiz sırası ve sonrasında kan şekeri kontrol edilmeli. Arzulanan düzeye gelmeden egzersiz yapılmamalı.
Yeni bir egzersize başlanacaksa, uzun süreli egzersiz yapılacaksa ya da egzersiz şiddeti artırılacaksa mutlaka 30 dakikada bir kan şekeri kontrol edilmeli.
Diyabetli olduğunu belirten bir belge hastanın yanında olmalı.
Sıvı kaybını engellemek için egzersiz öncesi, sırasında ve sonrasında bolca sıvı tüketilmeli.
İnsülin kullanılıyorsa, enjeksiyon için egzersize katılan kol ve bacak yerine karın ve kalça kullanılmalı.


Yorum Yap



Tatil Tabela Mobilya Sinema Haber Blouse Tabela Aný Yaþa