Sperm kalitesini artıran meyve

04 Şubat 2009 admin Kategori: Üroloji | Yorum yok »

Çocuk sahibi olmak isteyenlere duyurulur. Bu meyve sperm kalitesini artırıyor.

 

İnönü Üniversitesi’ndeki bir grup akademisyenin kayısının sağlığa faydalarıyla ilgili araştırmaları, kitap haline getirildi.

Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Ali Otlu, Yrd. Doç. Dr. Meltem Kuruşsöğütlü ve Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bayram Murat Asma ile valilikte basın toplantısı düzenledi.

Vali Daşöz, yaptığı konuşmada, Malatya’da yaş kayısı üretiminin yılda 500 bin ton, kuru kayısı üretiminin de ortalama 120 bin ton olduğunu söyledi.

Daşöz, bu bakımdan Malatya’nın dünya kuru kayısı ihtiyacının yüzde 80, Türkiye’deki tüketimin de yüzde 95′ini karşıladığını bildirdi.

Kayısının birçok yararı olduğunun bilinmesine rağmen bunun bilimsel araştırmayla kanıtlanması gerektiğini belirten Daşöz, yapılan araştırmanın bu ihtiyaca cevap verdiğini kaydetti.

-”KANSER TEDAVİSİNİN TAMAMLANMASINI SAĞLIYOR”-

Prof. Dr. Ali Otlu da araştırmanın geç kalınmış bir çalışma olduğunu belirterek, ”Bu derece başarılı sonuçlar alacağımızı başlangıçta tahmin etmemiştik. 4-5 araştırma sonucunu yurt dışına gönderdik” dedi.

Araştırma sonuçlarından birinin, 1 yıllık çabaları sonucunda ABD’deki bir bilimsel dergide yayınlandığını anlatan Otlu, ”Çok direnç vardı yayınlanmaması için. Çünkü bu bir ilkti. Kayısının deney hayvanlarına yedirilerek sonuçlarının takip edilmesi ilk kez oldu” diye konuştu.

Deney hayvanları üzerinde yaptıkları araştırmalarda kayısının kanser üzerindeki etkisine baktıklarını bildiren Otlu, şöyle devam etti:

”Kanser tedavisinde kullanılan metod reksat, faydasının yanı sıra zararlı bir ilaç. Bu nedenle çoğu kanser tedavisi yarım kalıyor. Hastanın midesi ve bağırsağı bozulduğundan ilacı alamıyor. Beklemek zorunda kalıyor. Kemik iliği, gerekli hücre üretemeyince bağışıklık sistemi çöküyor. Hasta her türlü hastalığa açık hale geliyor. 32 deney hayvanını aldık. Bir kontrol grubunun yanı sıra kayısıyla beslenen grup, metod reksat verilen grup ve bir de metod reksatla birlikte kayısı verilen gruplar oluşturduk. Sonuçta, kayısının metod reksatla kullanılması halinde ilacın olumsuz etkilerini ortadan kaldırdığını gördük. Bu da kanser tedavisinin tamamlanmasını sağlar.”

SPERM KALİTESİNİ ARTIRIYOR

Kayısının karaciğer ve kalbe de iyi geldiğini ifade eden Prof. Dr. Otlu, kayısının faydalarının içeriğindeki antioksidan maddelerin çokluğundan kaynaklandığını kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Meltem Kuruşsöğütlü ise kayısının sperm kalitesini artırdığını, çocuk sahibi olmak isteyenlerin kayısıyı bolca tüketmesinin yararlı olacağını bildirdi.

AddThis Social Bookmark Button

BÖBREK TAŞ KIRMA TEDAVİSİ: ESWL

07 Mart 2008 admin Kategori: Üroloji | 1 Yorum »

Vücut Dışından Taş Kırma Tedavisi: (ESWL – Extracorporeal Shock Wave Lithotripsy)
İlk defa 1980 yılında Almanya’da klinik uygulaması yapılan bu yöntem günümüzde de taş tedavisinde ağrısız, cerrahi müdahale riski olmaksızın yaygın olarak kullanılan en modern taş tedavi şeklidir.

Vücut dışındaki bir kaynaktan elde edilen yüksek frekanslı ses dalgalarının (şok dalgaları) taşa odaklanarak taşın parçalanması esasına dayanır. Cihazlar şok dalgası elde ediliş şekline göre (piezo-elektrik, spark gap, elektromanyetik) veya taşın görüntülenme şekline göre (ultrasonografi, röntgen) farklılıklar gösterebilir.
Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button

Böbrek taş hastalığı

07 Mart 2008 admin Kategori: Üroloji | 2 Yorum »

Böbrek ve idrar yolları taşları

Böbrek ve idrar yolları taşlarının %35 i kalsiyum oksalat taşları, %30-35 karışık kalsiyum oksalat ve fosfat, %15-20 magnezyum amonyum fosfat, %5-10 ürik asit taşlarıdır. Kalsiyum fosfat %5, sistin taşları ise %2 oranında görülür. Yani taşların %70 i kalsiyum oksalat içerir.

Taş oluşumunda genetik, çevresel ve beslenme faktörleri söz konusudur. Genetik olarak; sistinüri, renal tübüler asidoz, azalmış böbrek aldolaz aktivitesi ve anormal pürin metabolizması gibi faktörler etkendir. Çevresel etkenler; aşırı sıcaklık ve nemde aşırı sıvı kaybı. Beslenme faktörleri ; aşırı çiğ yeşil sebzelerin tüketimi kalsiyum oksalat taşlarına, aşırı protein ve hayvansal yağ tüketimi ise ürik asit taşlarına neden olabilir.

Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button

Böbrek Nakli

07 Mart 2008 admin Kategori: Üroloji | Yorum yok »

Genel Bilgiler
Böbrek nakli ( transplantasyon ), son dönem böbrek yetersizliğinin en başarılı tedavi şeklidir. Böbrek nakli için gereken böbrek 2 kaynaktan sağlanabilir.

Canlı vericiden
Kadavradan.

Gerek canlı vericiden, gerekse kadavradan yapılan başarılı böbrek transplantasyonlarında diyaliz tedavilerinde olduğu gibi böbrek fonksiyonlarından bazıları değil, tamamı yerine getirilir. Buna ek olarak, hem tüm böbrek fonksiyonları yerine getirildiğinden, hem de hastalar için sürekli diyaliz işlemlerinin oluşturduğu fiziksel ve psikolojik zorluklar ortadan kalktığından dolayı yaşam kalitesi daha iyidir. İnsan dışında bir canlıdan transplantasyon şu anda mümkün olmamakla birlikte çalışmalar ümit vericidir, iyimser bir tahminle 2020 li yıllarda mümkün olabilir. Türk Nefroloji Derneğinin verilerine göre Türkiye’de bugüne kadar yaklaşık 4000 böbrek nakli yapılmıştır. 1998 yılında 382 böbrek nakli yapılmıştır ve ne yazık ki bunların yaklaşık 1/3’ü kadavra kaynaklıdır. Kadavra kaynaklı böbrek nakli oranı Batı ülkelerinde yaklaşık % 80’dir. Bunun nedeni ülkemizde organ bağışlarının henüz istenilen seviyeye ulaşamamasıdır.

Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button

Böbrek Kistleri

07 Mart 2008 admin Kategori: Üroloji | 1 Yorum »

Genel Bilgiler
Kistler içi sıvı dolu keseciklerdir. Vücudun değişik bölgelerinde izlenebilir; böbrek de bunlardan birisidir. Kistler, hiç bir belirtiye yol açmayabileceği gibi;

Yüksek tansiyon
İltihap
Taş
Kanama
Böbrek yetmezliği, gibi sorunlara da yol açabilirler.

Nasıl Anlaşılır ?
Böbrek kisti tanısı, ultrasonografi, tomografi gibi radyolojik yöntemlerle konur. Böbrek kistleri, böbrek kanseri ile karışabilir. Yapılan ultrasonografi, tomografi gibi incelemeler ile böbrek kisti, kanserden kolaylıkla ayrılır. Ailesel kistlerin bazılarının tanısında genetik çalışmalar da yararlıdır.
Böbrek kistleri görülme yaşı, yerleşim yeri ve diğer belirtilerine göre sınıflandırılırlar.
Basit kistler, zararsız ve en yaygın kist türüdür. Genellikle hiçbir belirtisi yoktur ve tedavi gerekmez. Yaşlandıkça basit kistlerin görülme sıklığı artar. Ailesel özellik gösteren kistler ise genellikle zararlıdır. Bu kistler;

- Yüksek tansiyon
- İltihap
- Taş
- Kanama
- Böbrek yetmezliği, gibi sorunlara yol açabilirler.

Böbrek Kistlerinde Tedavi
Çok büyümediği sürece bu kistlere cerrahi müdahale gerekmez, eğer kistler, yüksek tansiyon, iltihap ve böbrek yetmezliğine neden olmuşsa tedavisi yapılır. Ailesel kistlerde yakın akrabalar da kist yönünden taramadan geçirilmelidir. Ailesel özellik gösteren bazı kistlerde yakın akraba evliliği mutlaka önlenmelidir.

Bu sayfa içeriği İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Tekin Akpolat tarafından hazırlanmıştır.

AddThis Social Bookmark Button

Boşalma Güçlüğü – Üroloji

07 Mart 2008 admin Kategori: Üroloji | Yorum yok »

Erkeklerin çoğu, sevişme sırasında, daha eşleri doyuma ulaşmadan, hatta yeterince heyecanlanmadan, kendilerinin hızla orgazm oldukları durumları yaşamışlardır. Sevişmenin daha başlangıcında meydana gelen böyle bir erkek orgazmına, erken boşalma denir. Erkeklerin cinsel sorunları arasında en yaygın olanı budur. Bazılarında boşalma, penis daha dölyoluna girmeden bile olabilir. Çoğundaysa, bir iki sürtünmenin ardından hemen orgazm gelir. Teknik anlamda, cinsel birleşme gerçekleşmiştir. Eğer erkeğin orgazmı, penis vajinanın içindeyken olmuşsa, erken boşalmaya rağmen kadın gebe kalacaktır.

Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button

Balanit

07 Mart 2008 admin Kategori: Üroloji | Yorum yok »

Balanit, glans (penis başı) veya penis ucunun iltihaplanmasıdır. Oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır. Sünnet olmamış erkeklerde, özellikle sünnet derisinin daralması nedeniyle kolaylıkla geriye çekilemediği durumlarda, sünnet olmuş erkeklere kıyasla daha fazla görülür.

Belirtiler : Penisin ucunda kızarıklık ve tahriş.

Balanitin birçok çeşidi vardır. Nedenlerinden bazıları; böbrek yolları enfeksiyonu, penise sürtünen kumaşın tahrişi veya kumaşın temizlenmesi ya da yapımında kullanılan kimyasal maddeler ve doğum kontrol kremlerine reaksiyon, olabilir. Şeker hastası erkeklerde, idrarda fazla şeker bulunması nedeniyle, balanitis çok sık görülür. Mantar enfeksiyonu da sık rastlanan bir sebeptir.

Teşhis

Penisteki tahriş bir iki gün içinde geçmezse doktorunuza veya bir üroloğa danışmak gereklidir. Doktor penisi inceleyerek ve daha ciddi enfeksiyon ihtimalinin olup olmadığını anlamak için testler yapacaktır. Balanit teşhisi konursa da, şeker hastalığı ihtimalini gözönünde tutarak idrar testi uygulayacaktır.

Tedavi

Balanit tedavisinin temeli temizliktir. Sünnet derisi kolaylıkla geri çekilemeyen bir erkekte balanit in iyileşmesi ve önlenebilmesi için sünnet yapmak gerekebilir. Bakteri ve mantar enfeksiyonlarını iyileştirmek için antibiyotikler ve mantar ilaçları kullanılır.

AddThis Social Bookmark Button

At Nalı Böbrek

07 Mart 2008 admin Kategori: Üroloji | Yorum yok »

Böbreklerde görülen bir füzyon (birleşme) anomalisidir. Diğer füzyon anomalilerine göre daha sık görülür. Böbrekteki bu doğuştan anormallikte, böbrek orta çizgisiyle alt kutuplar arasında parankimal bir istmus (daralan bir bölge) vardır. İki böbrek birleşmiş ve at nalı şeklinde tek böbrek halini almıştır.
Bu anomalide; böbreklerle idrar torbası (mesane) arasında yer alan üreterler, bu istmus’un önünden ve iç-yanından geçer. Bu nedenle ikincil tıkanmalar meydana gelir. Üreterden idrar geçişi zorlaşmıştır.
At nalı böbreklilerin üçte birinde herhangi bir sorun çıkmaz. Kişi hayatına hiçbir sorun yaşamadan devam eder. Hatta bu durum, başka bir nedenle ultrason vs yapılmadıkça öğrenilemez.
Üçte bir olguda hidronefroz gelişebilir. İdrar daralan üreterden geçemez ve böbrek büyür. Sadece bu durumda böbrek fonksiyonları tam olarak bozulur.

Bu durum hayli tehlikelidir. Acilen ameliyat yapılıp düzeltilmezse böbrek kaybedilebilir.
Diğer üçte bir olguda ise sadece kişinin arkaya doğru aşırı hareketinde (belin arkaya doğru hareketinde) şiddetlenen karın ağrısı olur. Bu kişilerde de bazen ameliyat gerekebilir.
At nalı böbreği olanların dikkat etmesi gereken en önemli husus travmadır. Özellikle karına gelecek yumruk,tekme ve diğer travmalar çok ciddi sonuçlara yol açabilir.
Ameliyatla tedavide böbrekteki daralan bölge (istmus) çıkartılır ya da böbreğe yeniden pozisyon verilir. Bu ameliyatların ortak amacı üreterden idrar geçişini rahatlatmaktır.

Hazırlayan :
Dr Şahi Kuray

AddThis Social Bookmark Button