Obezite hapşırıkla bulaşıyor

04 Şubat 2009 admin Kategori: Sağlık Haberleri | Yorum yok »

Çağın hastalığı sayılan obezite ile ilgili son buluş şoke etti.

 

Çağın hastalığı sayılan obezite ile ilgili yapılan son araştırma, obezitenin, grip gibi bulaşıcı olabildiğini gösterdi. Bu buluş karşısında bilim adamları bile şoke oldu.

Bilim adamları, obezitenin aynen grip gibi bulaşıcı olabileceğini açıklayarak şok yarattı.

İngiliz ve Amerikalı bilim adamları, bu araştırmanın ardından, obezitenin çok hızlı yayılmasında AD-36 olarak bilinen “adenovirüs”ün önemli bir rol oynadığı kanısında.

HAPŞIRIKLA BULAŞIYOR

AD-36 virisünün bulaştırıldığı fare ve tavukların hızla kilo almaya başladıklarını gözleyen bilim adamları, normalde öksürük, boğazda tahriş, konjonktivit ve isale yol açabilen AD-36 virüsünün hücrelerin daha hızlı çoğalmasına da yol açarak aslında kilo almaya neden olduğunu yeni keşfettiler.

Bu buluşla birlikte, İngiltere’de her üç obezden birinin AD-36 virüsünün bulaşmasıyla bu duruma düştüğünü savunan bilim adamları “Bu virüs öksürük, hapşırma ve hatta tokalaşmakla geçebiliyor” uyarısında bulundu.

Obezite hakkındaki bu buluşla ilgili ayrıntılar ünlü tıp dergisi The Lancet’te yayınlanacak

AddThis Social Bookmark Button

Şeker vücut direncini düşürüyor

04 Şubat 2009 admin Kategori: Sağlık Haberleri | Yorum yok »

Fazla miktarda şeker tüketmek, akyuvarların yabancı maddeleri yok etme yeteneğini önemli ölçüde azaltıyor.

 

Çalışmalar, aşırı kilolu çocukların enfeksiyon hastalıklarına daha sık yakalandıklarını gösteriyor.

Yaklaşık 100 gramlık rafine şeker tüketiminin olumsuz etkilerinin ilk yarım saat içinde başladığını söyleyen Prof. Dr. Necati Yılmaz, olumsuz etkinin 5 saat boyunca devam ettiğini, genelde şeker yemekten 2 saat sonra akyuvarların, virüs ve bakteri gibi yabancı maddeleri hücre içine alıp parçalama yeteneğini yüzde 50 oranında azaltığını belirtti

AddThis Social Bookmark Button

Gögüs kanserinde yeni buluş

04 Şubat 2009 admin Kategori: Sağlık Haberleri | Yorum yok »

Bilim dünyasından göğüs kanseri hastalarını sevindirecek yeni bir buluş haberi geldi.

 

Dr. Marc Wrana tarafından geliştirilen ve DyNeMo adı verilen yeni yöntemle, her hastanın kanserli tümörlerinin yapısı ve dağılma yönleri belirlenerek, bu hücrelerin durdurulması sağlanabilecek.

Kanada’nın Toronto Mount Sinai Hastanesi bünyesindeki Samuel Lunenfeld Araştırma Entitüsü bilim adamlarından Dr. Marc Wrana tarafından geliştirilen yöntemin, göğüs kanseri hastalığını yüzde 80 oranında kesin tedavi ettiği ifade ediliyor.

Dr. Marc Wrana’nın The Journal Nature Biotechnology’nin son sayısında yayımlanan bilimsel makalesine göre, DyNeMo (Dynamıc Network Modularity) adı verilen yöntem, göğüs kanserinde kanserli hücrelerin vücutta dağılacakları bölgelerin önceden belirlenmesine yarıyor.

Yeni teknolojiyle her hastanın kanserli tümörlerinin yapısı ve dağılma yönleri belirlenerek, bu hücrelerin durdurulması sağlanabilecek. Makalesinde, yeni yöntemle bugüne kadar göğüs kanseri 350 kadın hastanın tümör takibinin yapıldığını belirten Dr. Marc Wrana, “Her tümörün ayrı bir protein ağı organizasyonuna sahip olduğunu belirledik. Böylece, tedavinin seyri içinde hangi ağ üzerinde ne tür bir müdahale yapabileceğimize şimdi daha kolay ve çabuk karar verebileceğiz. Bu da, hastalığın yüzde 80 oranında kesin tedavisi anlamına geliyor” diye yazdı.

DyNeMo yönteminin dünyanın değişik yerlerindeki kanser araştırmaları merkezleriyle ortak bir ağ üzerinde kullanılabileceğini belirten Wrana, “böylelikle, daha çok çeşitli vakaya ilişkin deneyimlerini hastalığın ortadan kaldırılması amacıyla kullanabileceklerini” kaydetti.

AddThis Social Bookmark Button

C vitamini için biraz maydanoz

04 Şubat 2009 admin Kategori: Sağlık Haberleri | Yorum yok »

Maydanoz deyip geçmeyin, yaprağındaki vitaminleri duysanız mutlaka siz de şaşırırsınız!

 

Yaprakları A, C ve K vitaminleri, demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden zengin olan maydanozun bir tutamı günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılıyor.

Amerikan Diyetetik Derneği’nin Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Diyetisyen Selahattin Dönmez, Akdeniz ülkesi bitkisi olan maydanozun bir provitamin A kaynağı olduğunu söyledi.

Maydanozun bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sistemi, adrenal ve tiroid bezlerinin fonksiyonları üzerinde etkili olduğunu belirten Dönmez, şu bilgileri verdi:

“Maydanozun yapraklarında uçucu yağlar, protein, klorofil ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, şeker, müsilaj ve glikozit vardır. Yaprakları A, C ve K vitaminleri, demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden zengin olan maydanozun bir tutamı günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar” dedi.

Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarının kandaki alyuvar sayısını arttırarak böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım ettiğini bildiren Dönmez, “Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirilmesinde etkilidir. İnce bağırsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler. Toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar, kanı temizler. Kansızlık, mesane iltihaplanması, kum, romatizma, böbrek taşı, tansiyon ve damar sertliğine karşı etkilidir” diye konuştu.

Maydanozun yapraklarının idrar söktürücü olarak da kullanıldığını belirten Dönmez, şöyle devam etti:
“Ayrıca, iltihaplı yaraların iyileşmesine yardım eder. Bazı çalışmalarda
adet sancılarının azaltılmasında da etkili olduğu görülmektedir. Kökleri de aynı özelliklere sahiptir. Maydanoz C, E vitamini, B grubu vitaminlerden folik asit, A vitamininin öncüsü karotenoidlerden çok zengindir. Bu nedenle karaciğer hastalıklarına, sarılığa, egzamalara, selülite, romatizmaya, gut hastalığına ve idrar yolları taşlarına karşı tavsiye edilir. Maydanoz, demir, potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir.”

Dönmez, maydanozun taze ve iyi yıkanarak tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.

AddThis Social Bookmark Button




Telefon Dinleme Havuz Dinleme Cihazi Tabela Blouse Tabela An Yaa