Diş ağrılarına etkili çözüm!

20 Ağustos 2011 admin Kategori: Diş Sağlığı | Yorum yok »

Reçeteli ilaçların yanı sıra kendi ilacınızı kendiniz yaratabilirsiniz…Bakın diş ağrısına en iyi ne geliyor

New York Times’ta yer alan haberde, karanfil yağının diş ağrısını geçirdiği belirtiliyor.

Doğal bir alternatif olan karanfil yağ, karanfil bitkisinin yaprağından çıkarılıyor. Hindistan ve Endonezya’ya ait olan bu yağ, aneljezik ve antibakteriyal özellikleri bakımından araştırmacılar tarafından çeşitli araştırmalara tabi tutuldu. buna göre, karanfil yağının bakteriler tarafından tetiklenen diş ağrısı vakalarında yardımcı olduğu belirlendi. Fakat yağın herkes için kullanılması uygun olmadığını söyleyen araştırmacılar, güçlü ve sert bir tadı olduğunu belirttiler. Fazla miktarda tüketildiğinde çok ciddi yan etkilere yol açabiliyor. Örneğin, karaciğer ve solunum yolunda sorunlara neden oluyor.

AddThis Social Bookmark Button

Ağız kokusunun kolayca giderebilirsiniz

15 Ekim 2010 admin Kategori: Diş Sağlığı | Yorum yok »

Sabaha önemli bir toplantınız olduğunda ya da iş görüşmesine çağırıldığınızda ağız kokunuzdan kolayca kurtulabileceğinizi biliyor musunuz

Nane yaprağı çiğneyin. Organik nane yaprakları doğal olarak nefesinizin kalitesini iyileştirebilir. Ayrıca, nane midenize ve hazımsızlığa iyi gelir.

Günde en az bir kez diş ipi kullanın. Bu ayrıca ağız kokusuna yol açan zararlı bakterileri yok ederek daha sağlıklı bir hayat sürmenizi de sağlar.

Dişlerinizi ve dilinizi günde en az 2 kez fırçalayın. Sürekli ağız kokusuna sahipseniz dişlerinizi daha fazla fırçalayın. Giderilemeyen ağız kokusu aynı zamanda bir sağlık problemin de habercisi olabilir. Bu nedenle, kronik ağız kokunuz varsa doktora gidin.

Her yıl diş temizliği için diş hekimine gidin. Diş temizliği yılda bir kez ya da daha sık yapılmalı. Derinlemesine bir temizlik, plağı, bakteriyi temizleyebilir. Ağız kokunuz bir dişeti iltihabının ya da diş eti hastalığının belirtisi ise diş hekiminiz anlayacaktır.

Bol bol su için. Susuzluk da ağız kokusuna yol açabilir. Bu nedenle gün boyunca su için. Her gün en az 8 bardak su içerek ağız kokunuzu tedavi edebilirsiniz.


AddThis Social Bookmark Button

Kötü Ağız Kokusu (Halitosis)

25 Şubat 2008 admin Kategori: Diş Sağlığı | Yorum yok »

Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir.

SEBEPLERİ:

* Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.
* Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.
* Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.
* İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.
* Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.
Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button

Diş Çürükleri

25 Şubat 2008 admin Kategori: Diş Sağlığı | Yorum yok »

Diş çürüğü nedir?

Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.

Dişler neden çürür?

Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.

Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button

Estetik Dolgular

25 Şubat 2008 admin Kategori: Diş Sağlığı | Yorum yok »

Kompozit Reçineler

Kompozit Reçine nedir?

İçerisinde silikon dioksit parçacıkları bulunan bir plastik karışımdır. Diş renginde olduğu için beyaz dolgu olarak adlandırılır. 1960 yıllarında sadece ön taraftaki dişlerde kullanıldıkları halde materyalin ileri derecede geliştirilmesiyle çiğneme basınçlarına dayanıklı ve aşınma miktrası minimuma indirgenmiş bir dolgu maddesi arka dişlerde de başarılı olarak uygulanabilmektedirler.

Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button

Ağız İçi İltihapları Stomatitler

09 Şubat 2008 admin Kategori: Diş Sağlığı | Yorum yok »

Ağıziçinin tipik iltihapları ağızdaki nedenlerden kaynaklanıyorsa birincil, başka hastalıklardan kaynaklanıyorsa ikincil olarak nitelenir. Stomatit ağız mukozasının akut ya da kronik biçimde iltihaplanmasıdır. Ağız mukozasında enfeksiyona yol açabilecek duruma gelmiş çeşitli mikropların varlığına bağlı olarak gelişir. Kanamalı Stomatit kolayca kanayan dişeti mukozasının kızarması ve şişmesi ile kendini belli eder. Çoğu kez genel bir hastalığa, zehirlenmeye ya da vitamin yetmezliğine bağlıdır

Yunanca’da stoma “ağız”, itis “ilti­hap” demektir. Stomatit geniş anlamıy­la ağız içindeki bütün iltihaplan içerir. Dar anlamıyla ise gerçek ağız boşluğu mukozasıyla sınırlı olarak kullanılır. İl­tihap dildeyse glossit, dişeti mukozasındaysa jinjivit adını alır. Ağız mukozası doğrudan doğruya ağızdaki nedenlerle kolayca hastalanır. Ayrıca bazı genel hastalıkların da ilk belirtileri ağızda or­taya çıkar. Bu nedenle ağız içi iltihapları birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılır. İlki başka hastalıklara bağlı olmadan gelişir. İkincil olanlar başka organlann hastalanmasından sonra ortaya çıkar.

Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button

Aft nedir ?

09 Şubat 2008 admin Kategori: Diş Sağlığı | Yorum yok »

AFT TARİFİ
Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.

Aftın oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır. Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir.

Bu nedenle aft oluşumunu hızlandıran ve iyileşmesini geciktiren faktörlerden bahsetmek mümkündür.

Aft oluşumunda hangi faktörler önemlidir?
Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button