Bebeğinizi öpmeyin, öptürmeyin

04 Kasım 2008 admin Kategori: Bebek Bakımı | Yorum yok »

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Filiz Bakar, yenidoğan bebeklere çok fazla dokunmanın ve öpmenin enfeksiyona neden olabileceğine dikkat çekerek şu bilgileri verdi:

“Bebeğinizi 3-4 gün sonra yıkayın”

“Yenidoğan bebekler hastalıklara karşı savunmasız oldukları için korunmaları büyük önem taşımaktadır. Bebeğin sağlığı açısından aşırı koruma telaşına girmeden bazı konulara dikkat etmek faydalı olacaktır. Bebekler doğduklarında vernix kazeoza denen ciltlerinde koruyucu bir tabaka ile doğarlar.  Bu koruyucu tabaka bebekleri hem ısı kaybından hem de enfeksiyonlardan korur, ayrıca cildini nemlendirir. Bu nedenle bebekleri hemen yıkamayız, doğumdan 3-4 gün sonra yıkanmasını istiyoruz.
Hastaneden eve götürüldükten sonra bebekle çok fazla temasa geçmeyin. Yenidoğan bebek her türlü enfeksiyona açıktır. Bu nedenle bebeğe çok dokunulmasını, öpülmesini istemiyoruz. Enfeksiyonlu bir kişiden bebeğe enfeksiyon bulaşması kaçınılmazdır. Anne baba dışındaki kişilerin bebeği biraz uzaktan sevmelerini istiyoruz. Bebekle fazla temas edilmemesini istiyoruz. Ayrıca bebeğin bulunduğu evde başka odada bile sigara içilmemeli…

“Aşırı giydirmek huzursuz eder

Bebek, ne çok sıcağa ne de çok soğuğa maruz kalmaması gerekir. Bebekleri aşırı koruma eğilimi çok yaygın. Bebekler refleks olarak da sık hapşırırlar, bu durum aileyi üşütmüş olabileceği konusunda tedirgin eder ve bebek kat kat giydirilir. Aşırı giydirilme de bebeği huzursuz eder, terler, isilik oluşumunu kolaylaştırır. Oysa çok sıcaklarda tek kat giysi yeterli olabilir. Oda sıcaklığı bebek giyinik iken 22-23 derce civarında olmalıdır. Oda çok sıcak ise klima kullanılabilir, ancak bebek direk klima havasına maruz kalmamalıdır. Bebeklerin, sıcak havalarda her gün yıkanmasını öneriyoruz. Bebeğin cildi zarar görmesin diye her gün sabun ve şampuan kullanmak yerine bir gün sadece suyla, diğer gün sabunla yıkanabilir. Alt temizliğini de dikkatli yapmak gerekiyor. Bebeklerin altını temizlerken ıslak mendilleri birtakım allerjen maddeler içerdiği için önermiyoruz. Ilık suya batırılmış pamuk ile temizlenmesini tercih ediyoruz, kız bebeklerde ise özellikle temizliğin arkadan öne doğru yapılmasını öneriyoruz.”

Öneriler…

Alt temizliği ıslak mendil yerine ıslatılmış pamukla yapılmalı.
Bebek odasının ısısı 22-23 derce civarında olmalı.
Evde sigara içilmemeli
Enfeksiyon riski açısından bebekler çok sık öpülmemeli.
Bebeğin çamaşırları sabun tozu ile yıkanmalı.
Bebeğin rahatlaması açısından sıcak havalarda her gün yıkamalı ancak her gün şampuan ve sabun kullanılmamalıdır. Onun yerine bir gün sadece su, bir gün de şampuan kullanılmalıdır.
Bebekler güneş ışınlarının dik geldiği öğlen saati dışındaki zamanlarda 15 dakikalık sürelerle cam arkasından gelen güneşe değil, direkt güneşe çıkarılmalı.

AddThis Social Bookmark Button

Bebeğinizin kalbi sağlıklı mı?

04 Kasım 2008 admin Kategori: Bebek Bakımı | Yorum yok »

Her 100 doğumdan birinde doğumsal kalp hastalığı görülüyor. Doğumsal kalp hastalıkları, doğumdan önce anne karnında “fetal eko” yöntemi ile belirlenebiliyor…

Erken teşhisin önemine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çicek, doğumdan sonra yapılan ameliyatlarda yüzde 95 oranlarında başarı elde edildiğini belirtti…

Prof. Dr. Sertaç Çiçek, şu bilgileri verdi:

“Bebeklerde çok çeşitli kalp hastalıklarına rastlayabiliyoruz. Bunların en yaygını kalpte delik olması. Gelişen teknoloji sayesinde artık anne karnında kalp gelişmesini tamamladıktan sonra rahatlıkla bu hastalıkların tanısını koyabiliyoruz. ‘Fetal ekokardiyografi’ dediğimiz yöntemde, ses dalgaları vasıtasıyla bebeğin anne rahmindeyken kalp ve dolaşım sistemini değerlendiriyoruz. Hamileliğin 16-18’inci haftasında kalpte bir sorun olup olmadığı belirlenebiliyor. Doğumdan sonra ameliyat olan çocukların yüzde 95’i tedavi sonrası hiçbir ciddi sorun olmadan, sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Tabii ki düzenli doktor kontrollerine gitmeleri gerekiyor, tıpkı diğer insanlar gibi. Çoğu zaman ömür boyu ilaç kullanmaları da gerekmiyor. Yani ameliyatların başarı oranları yüzde 95’lere ulaşıyor.”

Riskli durumlarda Fetal Ekokardiyografi öneriliyor

Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Resmiye Töre Beşikçi ise fetal ekokardiyografinin her bebeğe uygulanmadığını, ancak risk faktörlerinin geçerli olduğu durumlarda önerildiğini söylüyor. Doğumsal kalp hastalıklarının risk faktörleri arasında genetik özelliklerin önemli bir yeri var. Ailede doğumsal kalp hastalığı varsa, çocuklarda da görülebiliyor. Diyabetik ya da metabolik hastalıkları olan annelerin çocukları risk altında. Gebelik sırasında geçirilen viral enfeksiyonlar ve bazı kromozom bozuklukları da bebeklerde kalp hastalıklarına yol açabiliyor. Son zamanlarda özellikle tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelmiş çocuklarda kalp hastalıklarına rastlanıyor. Anne alkol ya da madde bağımlısı ise, gebelik süresince bebeğin kalbinde sorun oluşturabilecek ilaçların kullanıldıysa, gebeliğin ilk üç ayında kızamıkçık gibi viral hastalıkların geçirilmesi durumunda ya da kromozom bozukluğuna bağlı birtakım hastalıklar varsa, ayrıca  tüp bebek yöntemiyle hamile kalan kadınların bebeklerinde fetal ekokardiyografik inceleme öneriliyor. Risk faktörleri değerlendirilirken bebeğin kalbi dışında bir organında sorun olup olmadığına da bakılıyor.

Anne karnındaki bebeğin kalbi ayrıntılı olarak inceleniyor

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Resmiye Töre Beşikçi, doğumsal kalp hastalıklarının erken tanısı ile ilgili şunları söyledi:

“Anne karnındaki bebeğin kalbinin ayrıntılı olarak taranmasıyla, kalbin yapısı, çalışması ve ritmi detaylı olarak incelenebiliyor. Bebeklerde çok ciddi kalp hastalıkları görülebiliyor. Amacımız bunları erkenden belirlemek. Örneğin, kalbin sol tarafının gelişmesinin eksik kaldığı “hipoplastik sol kalp sendromu’ dediğimiz önemli bir hastalık var. Bu, erkenden tanımak istediğimiz en önemli hastalıklardan biri. Ayrıca kalbin içindeki kapakların oluşmaması ya da kapalı durumda olması, kalbin iki veya üç odacıklı olması, ana atardamarların ters olarak çıkması gibi hayati tehdit edici  ciddi yapısal sorunları belirlemeye çalışıyoruz. Bu incelemede kalbin içindeki kitle ve tümörleri de belirleyebiliyoruz. Fetal ekokardiyografinin anne ve bebek sağlığı için herhangi bir zararı olmadığını özellikle belirtmek isterim.”

AddThis Social Bookmark Button

Bebek ölüm nedeni: BAKTERİ

04 Kasım 2008 admin Kategori: Bebek Bakımı | Yorum yok »

Adli Tıp Kurumu, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Yeni Doğan Ünitesi`nde, bir gecede 13 bebeğin hayatını kaybetmesiyle ilgili araştırmasını tamamladı…

Uzmanlar bunun mamadan bulaştığının kesinleştiğini, 1 litre halinde steril olarak fabrikadan hastanelere gönderilen mamanın, klinikte 200`er gram olarak bölünürken bakterinin bulaşmış olma ihtimalinin de çok yüksek olduğunu belirttiler. Bu hafta yazımı tamamlanacak raporda, hastanenin kusurlu olduğu da belirtildi. Rapor, savcılık ile Sağlık Bakanlığı`na gönderilecek.

İzmir`deki Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hastalıkları Hastanesi Yeni Doğan Ünitesi`nde geçen eylül ayında, 24 saat içinde 13 bebek yaşamını yitirmişti. Kamuoyunda büyük tedirginlik yaratan olay üzerine, önce bebeklerin öldüğü Yeni Doğan Ünitesi�ne giriş çıkışlar durduruldu, birimde karantina benzeri önlemler uygulamaya konuldu. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, bebek ölümlerinin nedenini saptamak için Yeni Doğan Ünitesi ve hastaneden örnekler alarak laboratuvarda inceleme başlatırken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıda olayı soruşturma konusu yaptı. Ölümlerle ilgili İzmir Adli Tıp Kurumu�ndan rapor hazırlaması istendi ve ayrıca Sağlık Bakanlığı�ndan gelen bilimsel heyet ve müfettişler de bir inceleme başlattı.

İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, bebekler üzerinde yaptığı otopsi ve bakteriyel incelemeyi sonuçlandırdı. Bu hafta yazımı tamamlanacak rapora göre, 13 bebeğin çoğunun ölüm nedeninin bağırsaklarında rastlanan, �entero bakteriyel kloseye� olduğu belirlendi. Bu hafta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sağlık Bakanlığı�nın bilimsel inceleme kuruluna gönderilecek olan raporda, yetişkin bir insanda olabildiği gibi bebeklerde de bağırsaklara yerleşen bu bakterinin, ölümlere neden olduğu belirtildi. Adli tıp uzmanları, bağırsaklara yerleşen bu bakterinin, bu serviste çocukların beslenmesi için kullanılan mamayla alınmış olabileceğini belirtti. Uzmanlar, fabrikada tamamen steril ortamda 1 litre olarak hazırlanan bu mamaların yüksek ihtimalle, hastanede, bebeklere günlük verilecek miktarlar haline getirilirken, yani 1 litrelik mamanın 200 gramlık bölümlere ayrılması sırasında bakteri bulaşmasına neden olduğunu vurguladı. Uzmanlar, tamamen steril atmosferde üretilen bu mamaların şırınga ile hastanelerde bölünmesi sırasında ya da bölünmüş mamanın konulduğu şişelerde bakterinin üremiş veya karışmış olabileceğini belirtti. Yazımı halen devam eden raporda, bebek ölümleriyle ilgili olarak hastanenin kusurlu olduğu belirtildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sağlık Bakanlığı kurulu, rapora göre soruşturmayı şekillendirip, tamamlayacak.

AddThis Social Bookmark Button

Bebek bakımı

09 Haziran 2008 admin Kategori: Bebek Bakımı | Yorum yok »

BEBEĞİNİZİ NASIL TUTACAKSINIZ?

Boyun kasları henüz yeterince gelişmediği için,bebeğiniz üç aylık olana kadar,kucağınızda sırtını ve başını destekleyecek şekilde tutmalısınız.


GÖBEK BAKIMI

Göbek kordonu ve çevresini günde 2-3 kere alkol ile temizlemelisiniz.Göbeğin temiz ve kuru kalması gerekmektedir.Göbek bağı kullanmayın.Bebek bezinin göbekle temas etmemesine dikkat edin. -Bebeğinizin ateşi yükselirse,
-Göbek çevresinde kırmızılık oluşursa,
-Göbekte irin gözlenirse doktorunuza başvurun.
Göbek 10-21 gün içinde düşer.Bu süre içinde bebeğinizi sünger banyosu ile temizleyebilirsiniz.Göbek düştükten sonra küvet banyosu yaptırabilirsiniz.
Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button




Telefon Dinleme Havuz Dinleme Cihazi Tabela Blouse Tabela An Yaa